|
|
SINAV KAYGISI
Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili
bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine
yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir.
Eğer çocuğunuz;• Ders çalışmaktan
rahatsızlık duyuyorsa,
• Ders çalışmayı sürekli erteliyorsa,
• Derslerle ilgili konuşmaktan kaçınıyorsa,
• Saatlerce çalışmasına rağmen, çalıştığı konuyu
anlayamıyorsa,
• Kendinden beklenilen başarıyı yakalayamıyorsa
Sınav kaygısı yaşıyor olabilir. Bu durumda çocuğunuzla
kaygısı hakkında konuşmak ve uzman yardımıyla ona destek
olmak, çocuğunuzun başarıyı yakalaması konusunda önemli
adımlardandır. Çünkü, sınav kaygısını kontrol altında
tutmayı öğrenen bir öğrenci başarısını arttıracak ve daha
olumlu bir kimliğe sahip olabilecektir. |
|
ÇOCUĞUMA NASIL DAVRANMALIYIM? |
•
Çocuğunuzla sağlıklı bir iletişim kurmak, duyguların ve
düşüncelerin paylaşılması çocuğunuz ve sizler için çok
önemlidir. Her şeyden önce çocuğunuza sevgi ile yaklaşmak ve
sağlıklı bir iletişim kurmak, birçok sorunun ortaya
çıkmasını engelleyecek önemli bir koruyucudur. Çocuğunuzu
dinlemek, neler hissettiğini anladığınızı dile getirmek,
çocuğunuzun sizin için ne ifade ettiğini ona anlatmak, ona
her fırsatta sevginizi göstermek sizleri yakınlaştırır.
İletişiminizi güçlendirdikçe çocuğunuz size
yaşadığı
kaygıyı da aktaracak ve kendini anlaşılmış hissedecektir.
Böylece çocuğunuz yaşadığı kaygıyı kabullenip, bu kaygının
üzerine gitmekte cesaretli davranacaktır.
• Kaygı bulaşıcı bir duygudur, çocuğun etrafındaki kişilerin
yaşadığı kaygılar çocuğun da kaygılanmasına sebep olabilir.
Anne- baba- çocuk ilişkisi, çocuğun kaygı düzeyini etkiler.
Anne ve babanın yüksek beklentiler içine girmesi çocuğun
kaygı duymasında önemli bir faktördür. Çocuğunuzun
başarısını, akranlarının başarılarıyla kıyaslamak çocuğunuzu
motive etmekten çok kendini yetersiz hissetmesine sebep
olabilir. Bu sebeple çocuğunuzun yakalayamadığı başarıdan
çok, elde ettiği başarılara odaklanın ve onu takdir
ettiğinizi dile getirin.
• Kendi özlemleriniz ve isteklerinizle çocuğunuzun istekleri
ve kapasitesi arasında denge kurun. Çünkü istekleriniz
çocuğunuzun yetenekleri, kapasitesi ya da isteklerinden çok
başka olabilir. Herkes için çocuğu özeldir. Fakat bu
çocuğunuzun her şeyi yapabileceği anlamına da gelmemektedir.
Çocuğunuzdan sınav başarısı beklemek, onu sadece alacağı
puanla tanımlamak anlamına gelir. Bu durum da öğrencide
kaygı uyandırır. Önemli olan, çocuğunuzun ilgi, yetenek ve
kapasitesi dahilinde beklentiler içinde olmak ve onu
desteklemektir. Beklentilerinizi çocuğunuzun kapasitesine
göre belirlemek her iki tarafın da hayal kırıklığına
uğramasını engeller.
•
Sınav puanları ya da sınav netleri konusunda konuşurken, “
en az şu kadar yanlış yapmalısın.”, “şu dersin tüm
sorularını doğru yapmalısın.” Ya da “en az şu kadar puan
almalısın.” Gibi ifadelerden uzak durun. Çünkü, bu ifadeler
öğrencinin kaygısını arttırabilir. Bu tür zorunluluk
cümlelerini mümkün olduğunca az kullanmaya çalışın. Bunun
yanında “ zaten şu derste iyi değilsin.” Ya da “puanların
düşük nasıl sınavdan iyi bir puan alırsın.” Gibi olumsuz
ifadeler kurmaktan kaçının. Unutmayın ki anne babalar
çocuklara tutulan ayna vazifesi görürler. Sizin
yansıttığınız olumlu ve olumsuz her şey çocuklarınızın
kişiliğinin oluşmasında çok önemli bir etkiye sahiptir.
• Çocuğunuzun başarılı olması için gereğinden fazla
fedakarlık yapmaktan ve bunları öğrenciye hatırlatmaktan
kaçının. Bunun yanında sizin hayatınızdan vazgeçerek sürekli
çocuğunuzla ilgilenmeniz hem çocuğunuzun yaşadığı ya da
yaşayacak olduğu kaygıyı arttırabilir hem de sizin
çocuğunuzla ilgili beklentilerinizin çok yükselmesine sebep
olabilir.
• Sürekli olarak çocuğunuza “ ders çalış.” ya da “test çöz.”
demek öğrencinin kaygısını arttıracağından, ders çalışmayı
erteleme davranışı daha sık ortaya çıkabilir. Sorumluluğunu
bilen ve sınavlara hazırlanan öğrenciler için ailelerin
uyarılarına gerek yoktur. Bunun yerine ders çalışma
konusunda herhangi bir planı var mı buna uyuyor mu gibi
durumlara odaklanın. Plan yapması konusunda onu
cesaretlendirin.
• Çocuğunuzun verimli ders çalışma alışkanlıklarını bilmesi
ve bunları çalışma ilkesi haline getirebilmesi konusunda ona
yardımcı olun. Evde rahatça ders çalışabileceği ortamlar
oluşturun. Çalışma odası olmasa bile çalışmasını rahatlıkla
yapabileceği bir masa ve sandalye ayarlayın. Çalıştığı
ortamın sessiz, görsel uyaranlardan arındırılmış (poster,
afiş, resim) yeterince havalandırılmış, ışık alan ve ne çok
sıcak ne çok soğuk olmamasına dikkat edin.
• Çocuğunuzun yaptığı güzel şeyleri, aldığı iyi puanları ya
da notları takdir edin. Cesaretlendirici cümleler kurun
böylece çocuklarınız bir sonraki sınavlara kendilerine daha
çok güvenerek ve daha çok motive olarak gireceklerdir.
Örneğin; |
|
• “ Bu işi yapabileceğini biliyorum.”
• “Çaba gösterdikçe daha başarılı olduğunu görüyorum.”
• “Bu şekilde çalışmayı sürdürürsen daha da başarılı
olacağını düşünüyorum.
|
• Anne
baba olarak davranışlarınızda tutarlı olun. Tutarlılığı,
koyduğunuz kurallara uymak ve bu kuralların sonuçlarını
takip etmekle mümkündür. Öncelikle sizler çocuğunuza örnek
olun ki, çocuğunuz da sağlıklı rol davranışları geliştirsin.
Tutarlı olmakla hem disiplini sağlarsınız hem de tutarlı
davranışlarınızdan ötürü çocuğunuz kendini güvende hisseder.
Tutarlı davranışların olduğu ortamda da ders çalışmak ya da
farklı konulara odaklanmak daha kolaydır.
• Aile içi problemleri, tartışmaları çocuğunuza yansıtmaktan
kaçının. Huzurlu bir ortamda yaşamak, sınava hazırlanmada
önemli bir etkendir. Çocukların önünde yapılan aile içi
tartışmalar ya da okul ve öğretmenlerle ilgili tartışmalar
çocukların okul ve derslerle ilgili düşüncelerini sarsabilir
ve başarılarının düşmesine sebep olabilir.
• Çocuğunuz sınava hazırlık süreci boyunca akademik iniş
çıkışlar gösterip, zaman zaman başarısızlıklara uğrayabilir.
Bu durumda, ona geleceği ile ilgili koyduğu hedefleri
hatırlatın ayrıca daha önceden kazanmış olduğu başarıları
hatırlamasını isteyin. Geçmişteki başarılarını hatırlayan
çocuğunuz, yetersizlik duygusuyla baş edebilir ve kendine
olan inancını koruyabilir. Aynı zamanda çocuğunuzun
gelecekteki hedefleri başarısızlıklarının üstesinden
gelmesinde ona yardımcı olabilir. Çalışmaya devam etme
konusunda ona güç verebilir.
• Çocuğunuzun gerekli tüm sorunları için okul psikolojik
danışmanı ve sınıf rehber öğretmeni ile iletişim halinde
olun. Okul- öğrenci- veli işbirliği ile çocuğunuzun daha
mutlu daha başarılı olmasını sağlamak sizin elinizdedir. |
 |
|
 |